Geçenlerde sevgilimle (doğum gününde) Kozyatağı Carrefour'a gitmiştik. Spor mağazalarına bakmak için. Alış-verişi yaptıktan sonra bir şeyler yiyelim dedik. Canım bir kebap çekmiş ki sormayın direk atladım. Sadece HD vardı. Ayıptır söylemesi double iskenderi patlattıktan sonra Carrefour'un içine girerek dvd bakalım dedik. Standın önüne gelince az ilerideki fiyat tabelasına takıldım kaldım. 1'99 a kitap satışı yapılıyor. Dvd'yi geçtik direk kitap standına doğru gittiğimizde de Tolstoy, Dostoyevski, Anatole France ve daha nicelerine ait klasikler... Gözlerime inanamadım. Bir kaç kitap aldık hemen ama sevgilimin yaptığı yorumu düşündükçe gülsem mi ağlasam mı diye düşünüyorum. ( Kitap okumaya bayıldığını belirteyim hemen.) "Kafalarına vurmuş kadar olmuşlar bu fiyatlarla, kitap okumayanların..."
Dünyanın dört bir yanında bookcrossing kavramlarından bahsedilirken biz de okuma sevgisi aşılamak için daha neler yapılabilir açıkçası verecek cevabım yok. Umarım bir gün herkes kitap okumayı zaman kaybı olarak değil de zamanı istediğin gibi değiştirebilmek olarak algılar.
Carrefour'dan Kitap
Anneler Günü
Çok az bir araştırma ile bugünün nereden geldiğine baktım. 1900'lu yılların başlarında annesini kaybeden bir öğretmenin "Hayattayken gerekli ilgiyi göstermedim." düşüncesini kafasından atamadığı için annesini anmaya başlamasıyla yayılmış. Birinci Dünya Savaşı sırasında Amerika'da kongre onayı ile kabul edilmiş. Ülkemizde de kabulu 1950'leri bulmuş. Her ülke kendine göre takvim oluşturmuş. Biz de mayıs ayının ikinci pazar günü olarak belirlenmiştir.
Benim güne başlayışım büyükannem, teyzelerim, kayınvalidem ve biricik annemin "Anneler Günü"nü kutlayarak başladı. Geri kalan bütün annelerinkini de buradan kutlarım, ellerinizden öperim.
Renklendi!
Bir kaç gündür bahsettiğim renkli görüntüye sahip olabilmenin vermiş olduğu mutluluk, Galatasaraylıların şampiyonluk neticesi mutluluklarından bile fazladır. Tepe tepe kullanayım.
Bu kadar sık değişikliği benim bünyemde kabullenmese de elimden gelen budur der sıyrılırım aradan. Wordpress alt yapısını kullanacağımı belirtmiştim fakat bir müddet daha blogger ile devam etme kararı aldım. Malum bu ara yeni bir iş bakıyorum kendime. O yüzden yeni alt yapı üzerinde oynamak için pek fırsatım olmayacak. Evet, biraz kolaya kaçıyorum. Kusura bakmayın.
Saygılar.
Bu arada bir önceki ankette "Kasımpaşa" cevabının çokluğu bu kararı almamda da etkili olmadı değil :))
ISTQB Foundation Level Uluslararası Sertifikalı Test Uzmanı Eğitimi
ISTQB ( International Software Testing Qualifications Board - www.istqb.org ) şu anda 36 ülkede (A.B.D, Avrupa Birliği Ülkeleri, Japonya, Çin, Brezilya, Kanada, Ukrayna, Avusturalya, Malezya, Yeni Zellanda, Norveç, Güney Kore, Türkiye) kar amacı gütmeyen, gönüllü dernekler şeklinde yazılım test ve kalitesi konusunda faaliyetlerini sürdüren en büyük uluslararası organizasyondur. ISTQB Certified Tester Foundation Level Eğitimi ise bu kurumun yazılım testi ve kalitesi alanına yönelik sunduğu uluslararası geçerliliği olan en önemli sertifika programıdır. Bu sertifika programını Türkiye'de düzenlemeye yetkili tek kurum Yazılım Test ve Kalite Derneği'dir ( www.turkishtestingboard.org ).
Derneğin, Türkiye'de ve en yakın tarhiteki eğitim bilgileri aşağıda verilmiştir.
Eğitim Tarihi:
29, 30, 31 Mayıs 2008
Erken Başvuru İndirimi
16 Mayıs 2008'den önce yapılacak başvurularda %5 erken başvuru indirimi yapılacaktır
Son Başvuru Tarihi:
27 Mayıs 2008
Sınav Tarihi:
31 Mayıs 2008
Eğitim Yeri:
İstanbul Sürmeli Oteli
Etiket: Eğitim
Şampiyon
Koca bir sezon geride kaldı yine. Her sene olduğu gibi iyi kötü bir çok hadise yaşandı yeşil sahalarda ve onun dışında futbola dair. Severim sohbetlerimde futbol hakkında konuşmayı fakat nadirleştirdim. (Ne hallere gelmişim eskiden maç kaçırmazdım.) Sezon sonu haberi hakkında karalamak yetiyor şimdi bana. Bu seneki mücadele sonunda sarı kırmızı ekipler güldü. Türkiye kupasını Kayserispor alırken Turkcell Süper Lig şampiyonu Galatasaray oldu. Sezonun son maçına kadar üst ve alt taraftaki mücadele izlemeye değer olduğu kadar açık eleştirilere de maruz kaldı. Her şeyi unutun ve bir çizgi çekin çünkü artık bahaneler, mazaretler, ıvır zıvır hiç birşeyin anlamı kalmadı çünkü kupayı kaldıran belli oldu. Sarı kırmızılı ekibi ve destekçisi herkesi kutlarım.
Beşiktaş'ım son atağı ile UEFA'ya gitmeyi başardığı içide ayrı bir mutluyum. Yer siyah gök beyaz!
Etiket: Futbol
Dövme
Uzun zamandır aklımda vardı vücudumda dövme taşımak. Yeri konusundaki kararsızlığım ve bir kaç senedir çizimini bitiremediğim için sıkılmış durumdaydım. Geçenlerde yakın arkadaşlarımdan Barış'ın kızı (dövmesi, kendisi kızım diyor.) görünce tekrar gaza geldim ama bu kez kendi çizimim değil tamamı ile klişe bir tane yaptıracağım. ( Çizdiğimi 1-2 sene sonra anca yaptıracağım gibi duruyor. ) Baldır üzerine arapça karakterler ile adımı ve adını yazdırmak istiyorum. Şu ay sonu geldiğinde sanırım ilk adımını atacağım. Göbeği eritip vücudu düzeltirsek omuz ve sırt bölgelerinide dolduracağım gibi duruyor. Hayırlısı.
Şu gerçeği unutmamak lazım beyaz yakalıların içindeki radikal tiplerden hoşlanılmaz derler o yüzden çok çekiniyordum aksine o gömleğin altında saklayabileceğim ayrı bir dünyam olduğunu, üstün ikna kabiliyetim ile kendime kabul ettirdim. Boyunda da fena durmaz ama değil mi?
